Bazı besinler, özellikle çocukluk döneminde alerjik reaksiyonlara neden olurken ( 12-24 ay inek sütü alerjisi), bazıları ise hayat boyu devam eder (fıstık alerjisi gibi)…
Besinlerin içindeki protein
Vücudun bağışıklık sisteminin yabancı olan veya yabancı olarak tanımladığı maddelere karşı geliştirdiği reaksiyonlara ‘besin alerjisi’ adı verilir. Reaksiyonlar genellikle gıdanın yenmesiyle birlikte ilk iki saat içinde ortaya çıkar. Pratik olarak her besin alerjiye yol açabilir. Sık yenilen gıdalara karşı alerji daha yaygındır. Bir besine karşı alerjinin olup olmadığı, kişinin sorgulanması, alerjik deri testleri ve alerjen maddeye karşı ortaya çıkan IgE sınıfı antikorların kandaki varlığıyla ortaya konabilir.
anafilaksi önemli
Alerjiye yol açan genellikle besinlerin içindeki protein yapılarıdır. Fıstık alerjisi en yaygın alerjik gıdalardan biridir. Anafilaksi tarzında alerjik reaksiyonlara neden olarak anafilaktik ölüme dahi neden olabilir. Fıstığa alerjisi olanlar fıstık yağı kullanabilir. Çünkü yağın çıkarılması esnasına da proteinler tam besinden ayrıştırılmış olur.
Alerjiye en sık sebep olan besinler
İnek sütü, yumurta, balık, kabuklu deniz ürünleri (karides, kerevit, ıstakoz, yengeç), kabuklu kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz), yaban mersini, domates, çilek, çikolata, ketçap, mayonez, margarin, bal gibi yiyecekler en sık alerjiye yol açan besinlerdir. Gündelik hayatta sık olarak tüketilen süt, yumurta ve tahıllar en sık alerjiye yol açabilen gıdalardır. Tahılların içinde bulunan glüten proteini işlenmiş gıdalarda en fazla bulunan katkı maddesidir ve alerjiktir. İnek sütünde bulunan kazein proteini de alerjik ve kanserojendir.
Hangi belirtilere yol açar?
Besin alerjileri çok değişik organları ilgilendiren ve tanı karışıklığına yol açan belirtilerle seyredebilir. Deride kaşıntı, yanma, kızarıklık, egzama, sivilce; burunda akıntı, tıkanıklık, hapşırma, nezle; gözlerde sulanma, kaşıntı, seğirme, konjonktivit; eklemlerde ağrı, sindirim sisteminde ağız kuruluğu, geğirme, midede yanma, reflü, ishal, bulantı, kusma, gastrit; akciğerlerde kuru öksürük, astım; sinir sisteminde baş ağrısı, migren, uyku hali gibi çok değişik, farklı, teşhis konulamayan belirti ve bulgulara yol açar.
Katkı maddeleri araştırılmalı
Tatlandırıcı gibi amaçlarla sık olarak kullanılan katkı maddelerinin alerjik reaksiyonlara yol açma ihtimali azdır. Özellikle monosodyum glutamat, sülfit ve benzoik asit gibi maddeler daha sık alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Besinlerin işleme tabi tutulması, pişirme, kızartma gibi işlemler alerjik maddelerin niteliğini değiştirir. Besin maddesinde bulunan alerjenlerin miktarı azalırken yeni alerjenler ortaya çıkabilir. Günümüzde hazır gıdalarda 10 binden fazla katkı maddesi bulunmaktadır. Bu katkı maddelerinin alerjik belirtilere ve kanserojen etkiye yol açıp açmadıkları kestirilememektedir.
Önemli tavsiyeler
Besinlerin ağızda iyice çiğnenmesi, mide ve bağırsak sindiriminin yeterli olması çok önemlidir. Mide asidini azaltacak ilaçlar, çok yeme, uygun olmayan yiyecek kombinasyonları alerji ihtimalini artırır. Proteinlerle birlikte nişastalı yiyecekler ve meyveler yenilmemelidir. Meyveler kahvaltı öncesi ve öğün aralarında tüketilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler her besin türüyle birlikte yenebilir. Temiz, bütün, organik, taze, işlenmemiş gıdalar tüketilmelidir. Alerjik gıdalardan uzak durulmalıdır. Glüten alerjisi sanıldığından çok daha yaygındır. Glüten içeren, ekmek kesilen aletlerin sabun ile ve sıcak su ile yıkanması gerekir. İşlenmiş ambalajlı gıda maddelerinin etiketlerinin incelenmesi önemlidir.

HEMEN DOKTORUNUZA SORUN

Please enter your comment!
Please enter your name here